Hac ile ilgili merak edilen sorular

Hacla ilgili birçok hurafe ve yanlış inanış vardır. Bunlar, haccın yapılmasını zorlaştırmakta ve belki de insanların hacca gitmesine engel olmaktadır. Bu yanlışlardan vazgeçilmelidir.

İslâm dinine göre �hac� ne demektir?
Hac, İslâm�ın beş esasından biri olan, hem mali hem de bedeni bir ibadettir. Kelime itibarıyla; �yönelmek, kastetmek, bir kimseyi ya da bir yeri çokça ziyaret etmek� anlamlarına gelmektedir. Dini bir terim olarak ise �belirli bir zamanda usulüne uygun olarak ihrama girdikten sonra Arafat�ta vakfe yapmak, Kâbe�yi tavaf ederek ziyaret etmek ve diğer bazı dini görevleri yerine getirmek� suretiyle yapılan ibadeti ifade eder.

Hac ne zaman farz kılındı?
Hac, Hicret�in 9. yılında farz kılınmıştır. Haccın farz olduğu Kur�an ve sünnette bildirilmiştir (Âl-i İmrân, 97), (Buhari, İman 2).

Önceki dinlerde hac var mıydı?
Hac, bilindiği şekliyle Hz. İbrahim�e kadar uzanan bir ibadettir. Bunu; Kur�an ve hadislerin Hz. İbrahim�in haccını, insanları hacca davet etmesini konu edişinden anlıyoruz ki; bu da Kâbe�nin ve hac menasikinin tarihine işaret etmektedir.

Hac kimlere farzdır?
Hac ibadetiyle yükümlü olmak için öncelikle Müslüman olmak, akıllı ve büluğ çağında, hür olmak, ayrıca hac yapmaya bedenî, malî ve bu ibadeti yerine getirecek vakte erişme imkanlarına sahip olması şarttır. Bu şartlara sahip olan kadın-erkek her Müslüman�a ömründe bir defa hac yapmak farzdır.

Hac ibadeti ileri bir tarihe ertelenebilir mi?
Hac ibadeti üzerine farz olan kimse, vakit geçirmeden, ibadeti geciktirmeden bir an önce yerine getirmelidir. Üzerine hac farz olduğu halde, birtakım ufak tefek gerekçelerle bu önemli ibadeti yerine getirmeyip ileri yaşlara veya ileri senelere ertelemek dinen uygun değildir. Bu şekilde haccını erteleyen kişinin daha sonra hastalıklara veya yaşlılığa yakalanacağı ve haccını bizzat yapma imkanından mahrum duruma düşeceği kaçınılmazdır.

Haccın edası için gerekli şartlar nelerdir?
Hac yükümlüsünün haccı bizzat ifa edebilmesi için bulunması gereken şartlara �haccın edasının şartları� denir. Bunlar; hac farz olan kişinin sağlıklı olması, tutuklu veya yurtdışına çıkma yasağı olmaması, hac yolculuğunun güvenli ve yolun emniyetli olması şartlarıdır. Ayrıca boşanma veya ölüm iddeti beklemekte olan kadının, beklemesi gereken süreyi bitirmiş olması gerekmektedir.

Hac ile yükümlü olmayanlar kimlerdir?
Hac yolculuğuna katlanamayacak ya da fiilen hac yapamayacak derecede hasta, aciz olanlar, yaşlılar, tutuklular, yurtdışına çıkışı engellenmiş olanlar ve iddet beklemekte olan kadınların kendilerine hac farz olsa bile, haccı eda ile yükümlülükleri yoktur.

Hac eden kişi günahlarından gerçekten arınır mı?
Müslüman�ın dünya ve ahiret hayatı bakımından çok önemli bir dönüm noktası olan hac, samimi ve ihlasla yerine getirildiğinde Müslüman�ı günahlarından arındırır. Kişinin Allah (cc) katındaki derecesini yükseltir. Ödül olarak cenneti kazanmasına vesile olur. Haccı yaşayan Müslüman ahlâken mükemmelleşir. İnsanlarla olan ilişkileri hoşgörülerle güzelleşerek olgunlaşır.
Haccın faziletinin büyüklüğünü açıklayan birçok hadis-i şerif Hz. Peygamberimiz (sas) tarafından dile getirilmiştir. Örneğin:
- �Kim Allah için hacceder de kötü söz ve davranışlardan sakınır ve günahlara sapmazsa -kul hakları hariç- annesinin onu doğurduğu günkü gibi günahlardan arınmış olarak döner.� (Buhari, Hac, 4)
- �Haccedenler ve umre yapanlar Allah�ın misafirleridir. Kendisine dua ederlerse, dualarını kabul eder, bağışlanma dilerlerse onları bağışlar.� (İbn Mâce, Menasik, 5)
- �Hac ve umreyi art arda yapınız. Çünkü bu ikisi, körüğün demir, altın ve gümüşün pasını giderdiği gibi fakirliği ve günahları yok eder.� (Tirmizi, Hac, 2)
Görüldüğü gibi; hac yapan Müslüman, günahlarından arınmış bir şekilde evine döner.

Kendisine hac farz olan kişi, hacca gitmek yerine, hac için gerekli olan parayı fazlasıyla memleketindeki fakirlere dağıtsa, bu hac yerine geçer mi ve haccetmiş olur mu?
Bir Müslüman yerine getirmekle mükellef olduğu ibadetini Yüce Allah�ın emrettiği şekilde yerine getirdiğinde o ibadeti ifa etmiş olur ve sevabını alır. Her ibadetin de kendine özgü farzları, olmazsa olmaz şartları vardır. Kişi mükellef olduğu ibadeti yapabilecekken onun yerine kendi kendine uygun gördüğü bir hayırlı işi yapmakla mükellefiyetinden sıyrılamaz. Çünkü Allah�ın kullarına emrettiği her şeyde insanlar için dünya ve âhirete yönelik pek çok hikmetler bulunmaktadır. Kısaca; her İlâhi emir teslimiyet gerektirir ve -kesinlikle- insanın yararınadır.

Hac için neden Kâbe�ye gidilmektedir?
Hac mekanını; Mekke�de bulunan, yeryüzünde Allah�a ibadet için inşa edilen ilk bina (ilk mabet) ve namazlarımızda kıblemiz olan Kâbe olarak Yüce Allah tayin etmiştir. Kur�ân-ı Kerîm�de şöyle buyrulmaktadır:
�Gitmeye gücü yetenlerin Kâbe�yi haccetmeleri insanlar üzerinde Allah�ın bir hakkıdır.� (el-Âl-i İmran, 97)

İslâm dininin doğup yayıldığı, vahyin indiği, Hz. Peygamber ve ashabının bin bir güçlük ve sıkıntı ile mücadeleler verdiği, ayrıca Hz. Adem�den beri bazı peygamberlerin uğrak yeri olmuş kutsal toprakları görmek, muhakkak ki mü�minlerin dini duygularını güçlendirir, İslâm�a olan bağlılıklarını artırır. Bunun için Kâbe, hac için olabilecek en doğru mekandır.

Hac için bütün dünya Müslümanlarının aynı anda, aynı yerde toplanmasının ne gibi hikmetleri vardır?
Hacda, bütün dünya Müslümanları mal, mülk, makam, şan, şöhret, mevki gibi dünyevî unsurlardan sıyrılarak, aralarında maddî bir fark kalmaksızın Allah�a yönelmektedir. Bu yönelişin güç ve kudretin yegane sahibine olması insan nefsine �kul olduğunu� öğretir.

Renk, dil, ırk, ülke, kültür, makam ve mevki farkı gözetmeyen, amaç ve gayeleri aynı olan bu insanlar dünya için eşitlik ve kardeşliğin en canlı tablosunu yaşayarak oluştururlar. Bu durum tüm dünya Müslümanlarının birbirlerini tanımalarına, aralarında ilişki kurarak kaynaşmalarına, birbirlerinin dertlerinden haberdar olmalarına ve aralarında ticarî bağlantılar kurmalarına, dolayısıyla birlikte kuvvetlenmelerine sebep olur.

Arafat�ta; mahşerin bir örneğini oluşturan yerde; yeniden halk olacağını ve İlâhi mahkemede hesap vereceğini unutmamacasına hatırlayıp Allah�a el açan, affı için yalvaran ve günahlarından sıyrılan bir Müslüman, bir daha kolay kolay eski işlediği günahlara dönmek istemez. Bu yönüyle hac, günahlardan arındırdığı gibi iyileştirme işlemini de görmektedir.

Kısaca ifade edecek olursak; hacda, insanlık adına, diğer ibadetlerde olmayan kendine özgü pek çok hikmetler; ahlâkî, sosyal, ekonomik ve psikolojik yararlar bulunmaktadır.

Hac esnasında neden �ihram� adında dikişsiz, beyaz renkte bir kumaşla örtünülmeye çalışılıyor da neden herkes Allah�ın ihsan ettiği güzel kıyafetleriyle Yaratan�ın huzuruna çıkmıyor?
İhram, kelime itibarıyla �haram etmek, kendini mahrum etmek, mahrum bırakmak� ve �tazim edilmesi gereken zamana veya mekana girmek ve bunlara saygı duymak� anlamlarına gelmektedir.

Dinî terim olarak, hac veya umre yapmaya niyetlenen kişinin, diğer zamanlarda mubah olan bazı fiilleri ve davranışları, hac veya umre rükünlerini tamamlayıncaya kadar kendi nefsine haram kılmasıdır.

Normal zamanda helâl olan bazı fiiller; kılık-kıyafet, cinsel hayat ve avlanma ihramlı için yasaktır. İhramın bu fonksiyonları, namazın �başlama tekbiri�nin fonksiyonlarına benzediği için ihrama mecazen �haccın başlama tekbiri� demek de mümkündür. Her iki ibadetin -namaz, hac- başladığı andan itibaren kul, dünya ile ilişkisini keser ve kendini tamamen ibadetine yönlendirir. Bu ibadetler içinde olan kişiye dışarıdan bakıldığında kendisinin hangi ibadetle meşgul olduğu rahatlıkla anlaşılır.

Giyilen ihramın, her Müslüman�ın kolaylıkla temin edeceği türden; yün, keten veya pamuktan hazırlanmış, saflığı-temizliği-arınmışlığı temsil eden beyaz renkte olması kelime anlamı ile de örtüşmektedir. Zenginiyle fakiriyle, güçlüsüyle güçsüzüyle bütün hacılar aynı kıyafetler içinde, aynı mahrumiyetleri-yasakları yaşayarak, aynı güçlüklere katlanarak, aynı şartlarda hareket ederler. O sürede Müslümanlar Allah�ın huzurunda dünyevî olan bütün üstünlüklerden, eksikliklerden sıyrılarak adeta İlâhi bir eğitim kursunda �fiilî eşitlik-kardeşlik eğitiminden� geçerler.

 DR. JALE ŞİMŞEK

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !